Sadece istediğin kadar öde!

Viyana’da her müşterinin yemek için ne kadar ödeyeceğini kendi belirlediği alışılmadık bir restoran var.

20130824 deewan 2

Viyana’da 9uncu Gemeindebezirk’te (bölge) bir Pakistan restoranı. Her biri farklı şekilde döşenmiş üç oda. İlkinde: açık gri masalar, duvarlarda her müşteriye sağlanan keçeli kalemlerle müşterilerin bir söz veya çizimle kendilerinden bir parça ekledikleri pleksiglas panolar. İkincisinde: çocuklar için bir oyun alanı, bir kanepe, duvarda kalabalık bir kitaplık. Üçüncüsünde: bir ucunda bar, diğer ucunda sahne. Önemli unsur: ilk odada, restorana girer girmez, bir büfe var. Beş ana yemek ve iki tatlı seçeneği ile kesinlikle şehrin en büyük açık büfesi olmasa da; en iyisi olup olmadığına her ziyaretçi kendi karar vermeli. Ama bir şey kesin, o da ilginç olması. Çünkü burada yürürlülükte basit ama zekice bir politika var: konuk, yemeğin ne kadara mal olacağını kendi belirliyor.

20130824 deewan 18

“Wiener Deewan” (Viyanalı Deewan) -restoranın sahip olduğu isim- tıpkı ikinci oda gibi, bir Orta Doğu oturma alanını oldukça andırıyor. Ya da Johann Wolfgang von Goethe şiirlerinin ünlü bir koleksiyonunu. Bu çağrışımların her ikisi de oldukça arzu edilebilir olabilirdi, ama iki sahibi de oldukça pragmatik olarak kendilerinden sonra “Deewan” adını vermişler. Natalie ve Afzaal Deewan restoranlarını Liechtensteinstraße no 10’da 2005 Nisanında açmış. Bir yıldan bile daha az bir süre önce şef Afzaal Deewan, Pakistan’dan Viyana’ya gelmiş. Bir sığınmacı olarak tembellikle lanetlenmiş olma fikri ona doğru gelmemiş. Bu nedenle kısa sürede tanışıp evlendiği Avusturyalı eşi Natalie ile kiralamak için bir yiyecek tezgahı aramaya başlamış ve eski bir tavernaya yerleşmiş. “Aslında Pakistan restoranı açmak istediğimiz zaman ‘Zum wilden Stier’ (Vahşi Boğa) et lokantası için kira sözleşmesi imzalamak garip bir duyguydu.” diyerek gülüyor Natalie Deewan.

Ahşap araba tekerlerinden ve geleneksel ahşap panellerden oluşan eski parçalar çıkarılmış, masalar boyanmış ve kurum rahat bir cazibe ve oryantal bir dokunuşla yerine gelmiş. Açık büfe konseptine baştan karar verilmiş, Bayan Deewan’a göre “Bir köri büyük kaplarda pişip ayırılmalıydı.” Yeni restoran mümkün olduğunca geniş yelpazede insanlara ulaşmayı amaçlamış. Deewan çiftinin arasındaki görev ayrımı açıktı: Afzaal yemeklerle ilgilenecekti, Natalie “yemek olmayan” diğer şeylerle, kendi görevlerini bu şekilde açıklıyordu. Bu, içinde satın alma, muhasebe, ekipman ve mobilyalar, tanıtım ve tasarımın olduğu diğer şeylerdi.

Büyük açılış için her şey hazırdı. Hesaplı fiyatlarla bir içecek menüsü vardı, su ücretsizdi ve masaya getirilicekti. Herhangi bir alanda deneyimi olmayan Deewans çiftinin, yemekleri için ne kadar fiyat biçeceklerini bilememeleri dışında. İlk fikir tüm misafirlere, yer hakkında bilgi yaymak ve bir tür promosyon amacıyla ilk hafta ücretsiz olarak yemelerine izin vermek oldu. Bu hızla yayıldı ve bir hamlede “Deewan” Avusturya’da benzersiz oldu: ‘İstediğin kadar öde’ dünya üzerinde başka herhangi bir restoranda yoktu. Konsept bir sanat deneyiydi, uzun vadeli çalışmaya devam edip etmeyeceğinin cevabı yıldızlara bağlıydı. Hiçbir güvenlik ağı yoktu, genç girişimciler “Deewan” için tüm paralarını dökmüştü. “İlk başta bizden her gün 100 porsiyon alıp bunları satmak isteyen bir alıcıyla giderlerimizi karşılamamıza yardım edecek bir anlaşmamız vardı” diyor Natalie Deewan. “Ama alıcı ilk gün geldi daha sonra görünmedi.” Ancak önemi sonradan anlaşılmış ve bunun bir şans olduğu ortaya çıkmış, çünkü “her şey o kadar iyi gitti ki, fazladan 100 porsiyon üretmeyi başaramazdık.”

Bugün, 8 yıldan daha fazladır,14 mutfak ve “Wiener Deewan” da çalışan servis personeli var. Başlangıçta restoran sadece iki odadan oluşmasına rağmen, birkaç ay sonra bodrum katı da konuk alanı olarak eklenmiş. Diğer yakın masalardakiler yemekleriyle devam ederken “İstediğin gibi çal” mottosuyla müzik yapan ve dünyanın her yerinden gelen insanlardan oluşan doğaçlama bir caz dinletisi her ay yerini bu restoranda alıyor. Her yıl, 2006 yılında Maliye Avusturya Bakanlığı tarafından Genç Girişimciler ödülü verilen Deewan çifti, kendi restoranları ile katı kâr getiriyor- Dewaan çiftinin işlerinin internet anasayfasında çevrimiçi yayınladığı yıllık hesapların içinde gösterilmekte. Sürekli restorandan gerçekten kâr elde edip etmedikleri sorulduğu için böyle sıradışı bir önlem kararı almışlar. “Bazen” diyor Natalie Deewan “benimle röportaj yapan gazeteciler için günlük kazancın çıktısını alıyorum. Böylece ne kadar misafir vardı ve ortalama ne kadar ödediler hepsini görebilirler.” Bu şeffaflık “Wiener Deewan”ı oluşturan kişisel karakterin bir parçası. “Deewan” konuğun meçhul olarak kaldığı steril olmayan bir restoran değil. Yapısı yıllar içinde büyümüş: bazı personel neredeyse açıldığından beri orada ve düzenli ziyaretlerle konseptin başarısında büyük payı olan bir çok müşteri var. Ve tabii ki “istediğiniz gibi ödeyin” politikası var.

Foto: Heribert Corn

“Her kim bize yemeğe geliyorsa, kendilerine değer sorusunu sormalılar” diyerek Natalie Deewan felsefik konuşuyor “Az önce aldığım bana ne kadara değer?” İlk günden itibaren bu işin zorluğunu yargılayan bir çok misafir olmuş. Buna rağmen, bir sonraki sefer zaten kafalarında olan firma fiyatlarıyla geliyorlar ve burada son yediklerinde çok fazla ya da çok az ödemiş iseler daha yüksek ya da daha alçak bir fiyat ayarlayabiliyorlar. “Çok az” göreceli bir ölçü. “Genelde konuğun ödediğini belirleyen 3 kriter, miktar,memnuniyet ve kişisel likidite.” diyor Bayan Deewan. Üniversiteye yakınlığı nedeniyle, “Deewan”a gelenlerin çoğu genellikle öğle vakitlerinde bir sonraki derse kadar molalarını geçirdikleri öğrenciler. Haftasonları ve üniversite tatili sırasında ortalama katılım daha yüksek, ama yıllar içinde kişi başına sabit 5 euroyla dengelenmiş. “The Wiener Deewan” iki kutuplu bir yer,” diye açıklıyor Bayan Deewan. “Konuk ödemek istediği miktar ile memnuniyetini ya da hayal kırılıkğını gösterme imkanına sahip.” Zaman zaman ödeme yapmayan da müşteriler var “ama genellikle unutmuş oluyorlar ve daha sonra birşeyler ödemeye geliyorlar.”

20130824 deewan 17

“Deewan” açılışıyla tetiklenen medya tepkisine Afzaal Deewan’ın ve Avusturya’da kalışını etkileyen başka bir şey eşlik etmiş. Sığınma başvurusunun 2005 yılında reddedilmesiyle, Natalie ile altı aydan beri evli olduğu için bir aile üyesi olarak kalıcı ikamet başvurusu yapmaya karar vermiş. İznin onaylanması için, her halükarda, sığınma talebini geri çekmek zorundaydı. Ama 2006 yılında “geçiş aşaması”na maruz bırakan bir yasa değişikliği çıkmış ve Afzaal’ı yasadışı bir göçmen durumuna getirmiş. Absürd bir durum: Afzaal Deewan başarılı, ödüllü ve restoranı ile iş olanakları yaratan bir işadamıydı ve yine de sınırdışı edilmekle tehdit altındaydı. Tek çözüm Pakistan’a yapacağı bir gezi ile sığınma başvurusunun onaylanması için en az altı ay beklemekti. Ama bu “Wiener Deewan”ın en azından geçici bir sonu demekti. Atılım tesadüfen gelişmiş: 2007 yılının sonunda Pakistan Devlet Başkanı Müşerref altı hafta süren olağan üstü hal ilan etmiş, Afzaal Deewan’ın başvurusunu yapması ve Viyana’da onaylanması için yeterli bir zaman. O zamandan beri düzenli olarak oturma iznini yenilemesi mümkün olabiliyor. Bunu yapabilmesi için belirli bir asgari gelire sahip olduğunu kanıtlamak zorunda. “Deewan”ın, onun güvenliğini sağlamak zorunda olduğu bir gelir. Başka bir deyişle: eğer zil yeterince çalmazsa, Afzaal Avusturya’yı terketmek zorunda. Hatta daha da dramatiği: Afzaal Deewan kaderi için pişiriyor, seçtiği yuvasında kalabilmek için müşterileri tatmin ediyordu. Bu da “Wiener Deewan” bu kadar özel kılan kişisel karakterinin bir parçası.

[crp]

Yazar

Alexander Kords (Avusturya)

İş/Okul: Gazetecilik, Yaratıcı yazarlık

Yabancı Dil: Almanca, İngilizce, biraz Fransızca, İspanyolca ve Macarca

Avrupa…kominist bir ülkede doğmuş olma, demokratik şartlarda okuma ve eski bir impatorlukta yaşamadır..

Blog: alexkordsblog.wordpress.com

Çeviri

Özde Yazıcı (Türkiye)

Okul: Ekonomi

Yabancı Dil: Türkçe, İngilizce, İtalyanca (başlangıç)

Avrupa… farklı arkadaşlıklar, Erasmus, seyahat

Çeviri

Gizem Aydın (Türkiye)

Okul: Ekonomi

Yabancı Dil: Türkçe, İngilizce, İtalyanca (çok az)

Avrupa… özgürlük, uzun mesafe dostluklar, aşk, İtalya ve botellon.

This post is also available in Bosanski - Hrvatski - Srpski, Deutsch, English, Italiano, Magyar, Română, Slovenčina, [Main Site] and Русский.

Author: maria

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

css.php

Bu siteye devam ederek, çerez kullanımını onaylıyorsunuz. Daha fazla bilgi

Bu sitedeki ayarlar “çerezlere izin ver” şeklindedir ve bu size mümkün olan en iyi tarama deneyimini vermek içindir. Bu siteye çerez ayarlarını değiştirmeden devam edebilirsiniz veya “Kabul et” seçeneğine tıklayarak izin verebilirsiniz.

Kapat