Büyük Britanya ya da Küçük Britanya?

İngilizler dil becerilerinin eksikliğiyle alakalı kötü bir üne sahiplerdir, aslında, British Council’in yayınladığı bir araştırmaya göre; Britanya halkının %78’i yabancı bir dil konuşma konusunda başarısız.

Yeni bir dil öğrenmek zordur, değil mi? Evet öyle. Özellikle Britanya’da dil öğrenmenin on bir yaşında başladığı ve üç sene sonra çoğunluğun pes ettiği; üstelik ulusal müfredatta bir saatlik yer alan (eğer şanslıysanız iki saat) dersler ve öğrendiğinizi pratikte kullanma imkanı olmadığı bir sistemde.

20131001 Great Britain or little Britain 1 Clare Jordan - photographer - Clare Jordan

Cathy Moscardini on bir yaşındayken İspanyolca öğrenmeye ve üniversite dönemini takip eden zaman içerisinde Mandarin (Çince’nin standart, resmi ve edebi kullanılan şekli) de öğrenmeye başlamış. Cathy şöyle diyor: ‘Mandarin öğrenmeye başladığımda on dokuz yaşında bir üniversite öğrencisiydim. O yaşlarda öğrenebilmek mümkün olsa da asla akıcı olarak kullanamayacak ya da dil bilgimden oldukça memnunum diyebileceğim bir seviyeye gelemeyeceğim ’. Erken yaşta dil öğrenmenin daha kolay olduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Cathy ayrıca dil öğrenmeye daha erken başlasaydı farklı tonlama sistemini daha kolay kavrayabileceğini ve telaffuz çalışmaları için de bu kadar zaman harcamayacağını belirtti.

Britanya halkının %44’ü yabancı bir dil öğrenmek istiyor

Peki, neler oluyor? Britanya’da 2004 yılından beri ortaokul öncesinde çocukların dil öğrenmesi gerekli görülmüyor, yeni yasa hükmüyle beraber GCSE(general certificate of secondary school: ortaöğretim genel sertifikası) seviyesinde dil öğrenmek zorunlu değil. 2004’teki bu yasadan beri özellikle Fransızca ve Almanca başta olmak üzere dil öğrenme oranında keskin bir düşüş oldu. GCSE seviyesinden sonra dil öğrenmek isteyenler de ilgi çekici konular ve öğrencileri bir araya getirecek alıştırmalar kapsamayan sınırlı bir müfredatla karşı karşıya kalıyor. Bir araştırmaya göre Britanya halkının %44’ü yabancı bir dil öğrenmek istiyor fakat devletin eğitimde öncelik verip desteklemediği bu sistemde bu istek çok da gerçekçi değil.

İngiltere’de okulların ve öğrencilerin teftişinden sorumlu olan OFSTED bile Britanya okullarındaki dil eğitiminin zayıf olduğunu ve ikinci ya da üçüncü dili konuşabilen genç Britanyalıların sayısındaki düşüşten endişe duyduklarını belirtti.

Başka bir İspanyolca öğrencisi Katie Mitchell okul zamanından bahsetti. GCSE seviyesindeyken İspanyolca ve Fransızca öğrenmek istediğini fakat buna izin olmadığını söyledi. Ona eğer Fransızca öğrenmek istiyorsa, kendi özel zamanını kullanması gerektiğini söylemişler.

20131001 great britain 2chart

İngilizler dil öğrenmede oldukça kötü fakat eğitimin temelindeki problemler nedeniyle bu sonuç pek şaşırtıcı değil. Bu konu hakkında Cathy: ‘İngilizce dil öğrenme konusunda pek iyi değil ama bunun sebebi bizim yetenek eksikliğimiz değil. Sebebi okullarımızın yapması gereken şekilde bizi dil öğrenmeye teşvik etmemesidir. Neden hükümet ilkokuldan başlayacak bir dil öğrenme programı ya da çok dilli kreşleri destekleyen bir politika uygulamıyor?’ diyor.

Diğer Avrupa ülkelerinde, diğer halklar, dil eğitimine ayrılan zaman dışında yabancı dil öğrenmedeki başarıya büyük bir katkı yapan hedef dil adında bir kavram var.

Dil sadece iletişimle değil aynı zamanda açık görüşlü olmakla ilgilidir

İletişim, dil öğrenerek kazanılabilecek bir şey değildir, sizi açık görüşlü yapmak için bir araç olarak hizmet vermektedir. Çalışmaları sayesinde, Cathy bir yıl boyunca hem İspanya’da hem de Çin’de eğitim alma şansına sahip olmuş; ‘Dilini bildiğim bir ülkeyi ziyaret etmek oradaki kültürü tümüyle tecrübe etmemi sağladı ayrıca İngilizce konuşmayan insanlarla da iletişim kurabilmem beni rahatlattı, hem de bu iletişim ‘’Bir bira alabilir miyim?’’ den daha adamakıllı cümleleri kapsıyordu’. Aynı zamanda dil öğrenmenin ve yurt dışında bulunmanın ufkunu genişlettiğini, kendine olan güveninin arttığını ve sınır tanımayan biri gibi hissettiğini belirtti.

20131001 Great Britain or little Britain 3 Clare Jordan - photographer- Cathy Moscardini

Cathy bahsettiği durumun yanı sıra bir ülkeyi ziyaret edip onların dilini konuşmanın çok kibar bir davranış olduğunu belirtti: ‘Bu elimizde geldiğince onların dilini, kültürünü, ülkelerini öğrenmek istediğimizi ve bundaki duyarlılığımızı gösterir.’ Britanya halkı ülkeyi ziyaret eden herkesin İngilizce konuşmasını bekler, doğal olarak diğer ülkeler de kendi dilleri için bunu düşünmeleri konusunda haklılar.

Bununla birlikte, Britanya’da eğitime yapılan yatırımların eksik olmasının yanı sıra problem daha ileri bir alana da uzanıyor. İngilizce dünya çapında milyonlarca insan tarafından konuşulan çok baskın bir dil. Dil öğrenmek isteyen ve bunu arzulayan Britanya halkı genellikle İngilizcelerini geliştirmek için pratik yapmak isteyen insanlarla karşılaşıyor. Katie yurt dışında geçirdiği bir yıl içerisinde her zaman bulunduğu yerin dilini kullanıp kendini geliştirmek istemiş fakat diğer insanlar belki de Britanya halkının başka bir dil konuşma konusunda güven eksikliğinden dolayı hep İngilizce karşılık vermişler. Katie ayrıca diğer Avrupalı öğrencilerin İspanyolca seviyesinin çok daha iyi olduğunu görüp dezavantaj sahibi olduğunu hissetmiş. İspanyolca konuşurken çok fazla utandığını çünkü ilk defa öğrendiklerini pratikte kullanma şansına sahip olduğunu da ekledi.

Britanya’da dil öğrenmeye yardım edecek ekstra kaynak bulmak oldukça zor. İngilizcenin popüler kültürdeki baskınlığından dolayı yabancı dildeki okuma kitaplanın fiyatları çok fahiş ve yabancı dilde film, kitap, müzik bulmak oldukça zor.

20131001 Great Britain or little Britain 4 Clare Jordan - photographer - Clare Jordan

Ekonomik belirsizliklerin olduğu bu zamanda dillere yatırım yapmamak aptalca görünüyor

Britanya’da dil öğrenmenin geleceği iç karartıcı görünüyor. Almanya ve Çin’in yüksek oranda büyüdüğü bu dönemde yaşadığımız ekonomik belirsizlikte dillere yatırım yapmamak aptalca görünüyor. Dünyanın geri kalanının, bizim kesinlikle çok kötü bir durum olan dil konusundaki eksikliğimize alışmış olduklarını varsaymak kabul edilebilir bir şey değil. Özellikle diğer ülkelerin, daha fazla dil öğrenme konusunda attığı adımlar varken. Örneğin; Almanca öğrenen Litvanyalı öğrenciler. Britanya, Avrupa Birliği’ndeki çoğu kuruluşta yeterli derecede temsil edilmiyor ve bu durum yakın bir zamanda ilerleme kaydedecek gibi de gözükmüyor. Britanya, sadece Avrupa’dan izole olmuş küçük bir ada değil fakat umutsuzca düzelmesi gereken bu dil eksikliği nedeniyle ilerde kendi kendini soyutlayacak.

Feragat: Cathy Moscardini bir Meeting Halfway çevirmenidir. Öyle olmasa bile bu hikaye yayınlanacaktı.

[crp]

Yazar

Clare Jordan (İngiltere)

Okul: Almanca ve İspanyolca

Yabancı Dil: İngilizce, Almanca ve İspanyolca

Avrupa… inanılmaz tarihi temelleri  ve parlak bir geleceğin hedefleri ile kültür açısından zengin büyüleyici bir kıta.

Çeviri

Gizem Özçelik (Türkiye)

Okul : Ekonomi

Yabancı Dil : Türkçe, İngilizce

Avrupa..özgürlüğü hissettiğim, sanatın, eğlencenin, yeniliklerin olduğu yer ve tabi aşkı bulduğum şehir: Bratislava

Çeviri

Gizem Aydın (Türkiye)

Okul: Ekonomi

Yabancı Dil: Türkçe, İngilizce, İtalyanca (çok az)

Avrupa… özgürlük, uzun mesafe dostluklar, aşk, İtalya ve botellon.

This post is also available in Bosanski - Hrvatski - Srpski, Deutsch, English, Español, Français, Italiano, Magyar, Malti, Nederlands, Português, Română, Slovenčina, [Main Site], Ελληνικά and Русский.

Author: maria

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

css.php

Bu siteye devam ederek, çerez kullanımını onaylıyorsunuz. Daha fazla bilgi

Bu sitedeki ayarlar “çerezlere izin ver” şeklindedir ve bu size mümkün olan en iyi tarama deneyimini vermek içindir. Bu siteye çerez ayarlarını değiştirmeden devam edebilirsiniz veya “Kabul et” seçeneğine tıklayarak izin verebilirsiniz.

Kapat