İşaret Dilinin Sessiz Cazibesi

İlk olarak fiziksel ihtiyaçtan, ikinci olarak istekten dolayı işaret dilini bilen iki insan, Grigoris ve Sofia’yla, işaret dilinin sırlarını konuşmak için tanıştım.

Grigoris Petropoulos, Thessaloniki’nin merkezine konuşlanmış olan işaret dili okulu “Cosmos”un sahibi ve öğretmeni, beni okulunda karşıladı. Bir insan olarak görüşlerinde dürüst, bir öğretmen ve hayalperest olarak isedüşüncelerinde keskindi.  Sadece insan ruhunun beceri ve marifetini yansıtan değil ayrıca hayattaki engellerin gelecekteki değişimlere atılan adımlara dönüşebileceğinin de kanıtı olan işaret dili denkleminin -yapısal ve yapısal olmayan- şartlarını samimiyetle açıkladı.

20130920 Sing Language 3 Grigoris

Koridorun heryerine renkler hakim olsa da «sınıflardaki duvarlar, öğrencinin dikkatini bir tercümanın yardımıyla dil öğrenen ve sağır olan öğretmenden başka şeye çekebilecek herşeyden tamamen yoksun adeta “çıplak”» .

«Öğrenciler genellikle profesyonel sebeplerden dil öğrenmeye geliyor. Arkadaş ve aile çevresinde sağır birisi olduğu için ya da daha da basiti sadece sevdikleri için gelenler de var. Başlangıçta işaret dilinin temel kelimelerini tanıyorlar. Bazı resimlerde ya da bir DVD’de gördükleri hareketleri tekrarlıyorlar. Daha sonra bazı ifadeler oluşturuyorlar ve öğretmenler onlara sorular soruyor. Bazen iki öğrenciyi yarım bi dairenin içine birbirleriyle iletişim kurmaları için davet ediyoruz. Yavaş yavaş bazı basit kısa hikayeleri oluşturabiliyorlar ve zaman geçtikçe ifadelerini daha kolay ve daha hızlı zenginleştirebiliyorlar.»

«İşaret dili derslerine başladığım zaman sağır öğretmenlerimizin olacağını bilmiyordum.» diye itiraf ediyor mesleği bir psikolog olan Sophia. «Yani ilk andan itibaren işaret dilinin gerçekten ne olduğuyla temas kuruyorsunuz ve bu beni heyecanlandıran bir şeydi.»

 

20130920 Sing Language 3 Sofia

«İşaret diliyle problemleriniz hakkında konuşabilir, gününüz nasıl olduğunu söyleyebilir, şakalar yapabilir, her şeyi anlatabilirsiniz. Çünkü ifadenin karakterize ettiği işaret dili görsel-kinetik bir dildir.»

«Vücudun ifadesi, ellerin, bileklerin ve omuzların hareketleri işaret dilinin yapısı için çok önemlidir» diye açıklıyor bana Grigoris. «Somut şeylerin yapısı, ağız dilinde aynı yapıya sahip değildir. Örneğin;  işaret dilinde bir ifadede  ilk önce nesneyi kullanırız, sonra özne, sıfat ve en son yüklemi koyarız. Aynı şekilde biz bir şey sorduğumuzda soru zamirleri veya zarflar da(ne,nasıl vb.) muhatabımıza soruyu daha net iletmek için ifadenin sonuna gelir.»

«İlk başta biraz zordu.» diyor Sophia, «çünkü işaret dili en sonda kullanırken biz yüklemi sözlü konuşmalarımıza hep ortaya koyduk ama günlük iletişimlerle çok daha kolay alıştım.» «Bir sağırla iletişime geçmek çok önemli, çünkü bir dili harekete dönüştürmek gibi bir şey.» diyerek ekliyor Gregory «işaret dilinin yapısının temeli ise sözde “sınıflandırıcılar”. Diyelim ki bir elimle ”araba” kelimesini oluşturuyorum, diğeriyle de “ağaç”. Onları temas için bir araya getirdiğimde bu arabanın ağaca çarptığı anlamına geliyor».

«İki elimle de farklı iki kelimeyi ifade ediyorum. Eğer çok fazla araba olduğunu söylemek isteseydim bir avucumu diğerinin yanına yerleştirirdim veya arabanın konumunu belirtme istiyorsam avucumun konumunu değiştirirdim. Bir çok kelime kullanmadan bunu yapmayı isteyen birisi için bu çeviriyi daha da kolaylaştırıyor.

Sophia, geçmişte çocuklara psikolojik destek sunan bir anaokulu ve ilkokulda çalışmış. «İşaret dilini öğrenmek istedim çünkü daha özel durumlar görebilirdim. Örneğin eğer lazım olsaydı iletişim sorunu yaşayan bir çocuğa yardımcı olmak durumunda kalabilirdim. İşaret dilinin okullarda öğretilmesi gerektiğine inanıyorum. Çocukların birbirleriyle iletişim kurmalarına yardımcı olurdu. Sağır olarak doğan çocuklar var ve onlarla iletişim kuran kişiler sadece ailesi ve bu çok üzücü bir şey».

«Genel olarak İsveç, Norveç, Danimarka ve İskandinav ülkelerinde çocukların işaret dilini öğrendikleri ilkokullarda bunun için zorunlu dersler var.» diyerek bilgilendiriyor Grigoris. «Lisede eğer isterlerse buna devam edebiliyorlar. Eğer Yunanistan’da böyle bir şey olsaydı gerçekten mükemmel olurdu. Sağır insanlar, işiten insanlar tarafından daha kolay benimsenirdi. Ayrıca bazı çocukların normal okullara katılımını da sağlayacak. Şimdi sağır çocuklar için sadece işitme engelliler okulları var. Eğer sağır bir çocuğu işitebilen çocukların olduğu bir okula koysaydık, izole olurdu ve kesinlikle sınıf arkadaşları kadar bir ilerleme gösteremezdi».

Ben teknolojinin yardım edip edemeyeceğini sorduğumda ise, «Bize kısa mesajla iletişim kurma fırsatı veren cep telefonlarının çıkışı, başka bir şehirde olan biriyle görüşmek istesem bile, hayatımızı kolaylaştırdı. Geçmişte arkadaşlarımla beraber bir şey ayarlamak istesem bunu çok daha önceden yapmak zorundaydım. Hatta bazı bilgisayar programlarının ya da aygıtların desteklediği video aramaları ile birbirimizi görebiliyor ve işaret diliyle anlaşabiliyoruz».

20130920 Sing Language 2 Sofia

Sonunda işaret dilini öğrenmenin faydaları neler? «Bazı işitebilen ve işaret dilini öğrenen insanların yapabildiği gibi ben buna iyi bir cevap veremezdim» diyor Grigoris samimiyetle, «Dediklerine göre, işaret dilini seviyorlar çünkü değişmeye başlıyorlar. Kişisel olarak değişimden bahsediyorum. Daha çok ifade kazanıyorlar, anlayışlarını genişletiyorlar ve kendilerinden farklı bir kültürle tanışıyorlar. Sağır birisini tanımak ve onunla iletişim kurmakla,farklı bir şey ile temas ediyorlar ve bu kendi iç benliklerini değiştiriyor.» Sophia için «en önemlisi çok farklı bir şeyle iletişime geçiyorlar. Farklı bir kültürle tanışıyorsunuz ve benim için bu en büyük fayda. Her zaman çeşitlilik anlayışımızı genişletmeyi aramalıyız. Sağır insanlar genellikle oldukça dışadönük ve biz onlarla iletişim kurmayı öğrenmeliyiz».

Grigorisle sohbetimizi bitirmeden önce bana şöyle dedi «Dilin yayılmasıyla ve bunu öğrenmek isteyen insanlarla çok ilgileniyorum. Toplum olarak bu konuda biraz daha açık olunmasını istiyorum. Kapalı toplumlara sahip olmak istemiyorum. İnsanların tüm bireysel sosyal gruplarının birlikte bir arada olduğu daha geniş bir toplum görmek istiyorum. Sonuçta hepimiz insanız. Bu yüzden okulumuzun adını “Cosmos” koyduk. Amacımız insanların bir arada yaşadığı birleşmiş bir dünyaydı ve hala da öyle».

Teşekkür

Uygulamada tercümanlık yapan Antonis’e görüşme sırasındaki yorumları için teşekkür ediyorum.

[crp]

Yazar

Yiorgos Toumanidis (Yunanistan)

İş/Okul: Avrupa Kültür Çalışmaları, Tiyatro, Teorik Yazarlık & Yaratıcı Yazarlık

Yabancı Dil: Yunanca, İngilizce, İspanyolca

Avrupa: uygun şekilde silkelenmesi gereken kültürlerin, büyük bir karışımıdır.

Twitter: @yiorgostouma

Çeviri

Özde Yazıcı (Türkiye)

Okul: Ekonomi

Yabancı Dil: Türkçe, İngilizce, İtalyanca (başlangıç)

Avrupa… farklı arkadaşlıklar, Erasmus, seyahat

Çeviri

Gizem Özçelik (Türkiye)

This post is also available in Bosanski - Hrvatski - Srpski, Deutsch, English, Español, Français, Italiano, Magyar, Malti, Nederlands, Polski, Português, Română, [Main Site], Ελληνικά and Русский.

Author: maria

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

css.php

Bu siteye devam ederek, çerez kullanımını onaylıyorsunuz. Daha fazla bilgi

Bu sitedeki ayarlar “çerezlere izin ver” şeklindedir ve bu size mümkün olan en iyi tarama deneyimini vermek içindir. Bu siteye çerez ayarlarını değiştirmeden devam edebilirsiniz veya “Kabul et” seçeneğine tıklayarak izin verebilirsiniz.

Kapat